Düğünde takılan altınların ve diğer ziynet eşyalarının hangi eşe ait olduğu, özellikle boşanma ve ziynet alacağı davalarında sıkça uyuşmazlık konusu olmaktadır. Yargıtay’ın güncel içtihatlarında, ziynetlerin aidiyetinin belirlenmesinde öncelikle eşler arasındaki anlaşma, ardından ispatlanmış yerel örf ve adet; bunların bulunmaması hâlinde ise takının kime takıldığı veya verildiği esas alınmaktadır. Bununla birlikte, cinsiyete özgü ziynetler ile ortak alana bırakılan para ve takılar bakımından farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir.
Eşler Arasındaki Anlaşma
Ziynetlerin paylaşımı konusunda eşler arasında bir anlaşma bulunuyorsa paylaşım öncelikle bu anlaşmaya göre yapılır.
Yerel Örf ve Adet
Taraflar arasında bir anlaşma olmaması halinde, iddia ve ispat edilmesi şartıyla yerel örf ve adet kuralları uygulanır.
Eşe Takılma / Verilme Kuralı
Anlaşma ve ispatlanmış yerel adet bulunmadığı takdirde, "erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir." Bu doğrultuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 21.05.2024 tarihli, 2024/3085 Esas ve 2024/3672 Karar sayılı ilamında, "Düğünde erkek eşin üzerine takılan 12 adet çeyrek altın erkeğin kişisel malıdır." tespiti yapılmıştır.
Cinsiyete Özgü Olma İstisnası
Genel kural takılan eşe ait olma yönünde ise de takılar içinde karşı cinse özgü olan eşyalar o cinse verilmiş sayılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin kararlarında belirtildiği üzere: "Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır."
Her İki Cinse Özgü Olma veya Ortak Alana Konulma
Bilirkişi incelemesi sonucunda bir eşyanın her iki cinse de özgü olabileceği belirlenirse, o eşya kural olarak takılan/verilen eşe ait kabul edilir. Ancak takı sandığına konulan eşyalar bakımından "o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir" ilkesi benimsenmiştir. Benzer şekilde "Yine, düğün sahiplerince çantaya konulduğu tespit edilen nakit paraların da eşlerin ortak malı olarak kabul edilmesi gerekir." hükmü benimsenmektedir.